İstanbul Büyükşehir Belediye eski Başkanı Ekrem İmamoğlu aylardır cezaevinde. İmamoğlu’na tutukluluğunu gerektiren suçlamalar yolsuzluk, hırsızlık, örgüt kurmak, sahtecilik ve dahası…

Bir yanda kültür ve medeniyet şehri İstanbul, diğer yanda ise böylesi yüz kızartıcı ve duyarlı vicdanları rahatsız edecek olaylar. İşin ilginç olan tarafı, böylesi ağır iddialara muhatap kişi olan Ekrem İmamoğlu hakkında suçlamaların ardı arkasının kesilmemesi. 2019 seçimlerinde göreve geldikten sonra beraberinde getirdiği veya atanan isimlerin Büyükşehir başkanlığında İstanbul’da hizmet noktasında bırakın bir ‘arpa’ boyu yol alınmasını, var olanı da tüketme ve ayyuka çıkan skandallar. Geriye dönüp, bir hatırlayalım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde göreve gelir gelmez sapkınlığı meşrulaştırmak için toplumsal cinsiyet eşitliği şube müdürlüğü teşebbüsü. Ekrem İmamoğlu’nun büyük projem dediği ve rakamsal olarak 150 adet olarak dillendirdiği, bugüne kadar ancak 130’a yakınını yapabildiği kreşlerde gündem olan şiddet ve taciz olayı. 2019 seçimlerinin hemen ardında kameraların karşısına geçip, ‘Başkana antrikot personele musakka olmaaaz. Herkese aynı yiyecek’ şovu ile başlayan, tesis açmama töreni, şaibeli villalarla devam eden, ardı ve arkası kesilmeyen vahim ‘iddialar’…


SKANDALLARIN ARDI ARKASI KESİLMİYOR

İsminin geçtiği birçok suçtan dolayı aylardır Silivri cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu’yla ilgili gün geçmiyor ki, yeni skandalları ortaya çıkmasın. Bu ‘rezaletleri’ zaman zaman Gazetemiz Yeni Akit’in köşe yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu Ağabeyimiz tarafından gündeme getiriliyor. “Jet-metres-voleybolcu, Ekrem’in gazetelerinde yasaklanmış” başlıklı yazı, onlardan sadece bir tanesi/sonuncusu. Ali Karahasanoğlu abimizin haklı olarak soru yöneltiyor; “Soruluyor voleybolcuya: ‘MASAK kayıtları hakkında ne dersiniz?’ ‘Paralar ailemle benim birikimlerim, kulüpten elden almış olduğum paralardır.’ Yine çıktı mı size özel hayat kamuflajı içine saklanan ‘elden alınan para’ muhabbeti…” Bizim yapmamız gereken, bu ‘kokuşmuş’ anlayışa karşı dikkatli, mücadele halinde olmak.


İŞLETİLEMEYEN TESİSLER MAĞDUR EDİLEN ENGELLİLER

2019 seçimlerinde Ekrem İmamoğlu liderliğinde göreve gelen yeni yönetim, Büyükşehir Belediyesi diğer şirketlerinden on binlerce çalışanı işten çıkardı. Bu atılmaların nedeni, şu an kendilerinin muhatap olduğu yolsuzluk, haksızlık, çete oluşturma, cinsel taciz, terör propagandası veya benzeri suçlamalar. Seçim öncesi iş vaatlerinde bulundukları seçmen ve ortaklarına (CHP, İyi Parti, HDP ve diğerleri) çalışma alanı açmak. Spor İstanbul (eski adıyla Spor A.Ş.’de tam bir çalışan kıyımı yaşandı. O tarihten bugüne kadar yedi yıla yakın bir zaman geçti. Spor İstanbul’da bugüne kadar bırakın tesis açma, yeni organizasyonlar, var olanı kapatma veya işletememe acizliği/beceriksizliği söz konusu. Daha önce başlanan ve yapımı yarım kalan spor tesisleri bir yanda, ÖZGEM adı altında engelli kardeşlerimize hizmet verilen Beykoz ve Büyükçekmece binaları depreme dayanıksız diye kapatılıp, yeni bir yer tahsis edilmediği haberlerini alıyoruz. Başakşehir ilçesi Kayaşehir bölgesinde, engelli vatandaşlarımızın hizmet aldığı ÖZGEM binasının bir bölümüne kreş ve kütüphane yapılıp, bir bölümünün İsmek’e tahsis edilmesi. Tesiste bulunan iki havuz ise aylardır kapalı. Özel gereksinimli (engelli) bireylere dahi düzgün hizmet veremeyen bir yönetim anlayışı. Sözün özü, bu denli halktan kopuk bir anlayış şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görevde, eski başkanı da cezaevinde. 2019 seçimleri sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimiyle ilgili şu kanaatimizi tekrarlayalım, #hakkınıhelaletİstanbulsenikimleryönetiyor…