Bayburt’un yetiştirdiği en büyük Şair,Şair Zihni Bayburt’un yetiştirdiği en büyük Şair,Şair Zihni

Bayburtlu Ünlü Tarihçi,Prof. Dr. Osman Turan (1914-1978)

Osman Turan, Cumhuriyet devrinin yetiştirdiği ve sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük Türk tarihçileri arasında özel bir yere sahiptir.

Osman Turan bütün gücünü ve enerjisini Türk tarihi araştırmalarına adamış; tarih bilimi ile milletine ve insanlığa hizmet etmiş; inançlı, kararlı ve idealist bir bilim adamıdır.

     Osman Turan, 1914 yılının Haziran ayında, Dede Korkut Destanlarının hâlâ canlı olarak yaşadığı Bayburt ilinin bugünkü Aydıntepe ilçesine bağlı Çatıksu köyünde Hasan Ağa’nın üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası “Kurtoğulları (Koron veya Kuranoğulları) aşireti”ne mensup köklü bir aileden geliyor.

I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı Devleti, Batılı milletlerin kendi aralarında hesaplaşması olan bu savaşa, hiç de gereği olmadığı hâlde Almanların safında katılmıştır. Her Türk vatandaşı gibi Hasan Ağa da askerlik hizmetine alınmış, fakat 1916 yılının içinde Erzurum-Kandilli hattını savunurken şehit düşmüştür. Hasan Ağanın şehit düşmesinden sonra küçük Osman’ın ailesi Aydıntepe’de fazla kalmamış, bütün aile fertleri burayı terk ederek, Çaykara ilçesine bağlı Soğanlı köyüne gelip yerleşmiştir. Osman Turan, ilkokulu Çaykara’da, ortaokulu da Bayburt’ta okumuştur. Trabzon’da başladığı liseyi de Ankara’da bitirmiştir.

Meşhur Türk Tarihçisi Fuad Köprülü’nün Öğrencisidir.

    Fuad Köprülü’nün Osman Turan’a verdiği değer boşa gitmemiştir. O, Köprülü’nün danışmanlığında, iki yıldan daha az bir sürede “On İki Hayvanlı Türk Takvimi” adı altında hazırladığı doktora çalışmasıyla “bilim doktoru” payesini almıştır (1941). 1942 yılında da aynı kürsüye “asistan (araştırma görevlisi)” olarak atanmıştır. Osman Turan, yine aynı yıl, Köprülü’nün fakülteden ayrılıp siyasete atılması sonucunda boşalmış olan “Orta Çağ Türk-İslâm Tarihi” dersini vermekle görevlendirilmiştir.

Türk Ocağı Genel Başkanlığı

1966 yılında Türk Ocağı Genel Başkanlığı’na seçilmiş olan Osman Turan, bu görevini 1973 yılına kadar başarıyla sürdürmüştür. Bu dönemde, Türk Ocağı’nın genel merkezi, âdeta sosyal bilimler akademisi hâline gelmiştir. Ayrıca Türk Ocağı’nın yayın organı olan Türk Yurdu Dergisi de, Osman Turan’ın gayretleriyle Türk fikir ve kültür hayatının en verimli ve en zengin yayınını yapmıştır.  Osman Turan, emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşmiş; maceralı meslek ve siyasî hayatının geçtiği Ankara’ya da bir daha dönmemiştir. Onun fakültesinden ve siyasetten yediği darbelere bir de 1974 tarihinde Tarih Kurumu’ndan gelen darbe eklenmiştir. Türk Tarih Kurumu bu tarihte, temel eserleri ve makaleleriyle Türk tarih ilminin yüzünü ağartmış olan Osman Turan’ı hiçbir gerekçe göstermeden aslî üyelikten çıkarmıştır. Bu, sadece Osman Turan’ın onuruna değil, aynı zamanda Türk ilmine vurulmuş ağır bir darbe olarak tarihe geçmiştir.

Osman Turan, 1978 yılında, daha çok işler yapabilecek bir yaşta (64), geçirdiği beyin kanaması sonucunda ebediyete göçmüştür.

Osman Turan Eserleri

1.Osman Turan’ın en çok ilgi çeken ve okunan eseri, “Türk Cihân Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi”dir.

2.Osman Turan’ın en büyük ve en önemli ilmî çalışması, “Selçuklular Zamanında Türkiye” adını taşıyan hacimli eseridir.

3.Onun son büyük ilmî eseri, “Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi” olmuştur. Osman Turan bu eseri ile “Selçuklular Zamanında Türkiye” adlı eserini âdeta tamamlamıştır.