Bayburt Sağlık-Sen Başkanı Gökhan Akdağ, 4. olağan genel kurulda güven tazeledi

Bayburt Öğretmenevi’nde gerçekleşen kongrede Gökhan Akdağ başkanlığında oluşan yeni yönetim kurulunda Sevinç Şık Akkoyun, Ömer Namık Hoso, Hazar Altundaş, İlknur Yeri, Umur Kahrıman, Fatih Oruç; denetleme kurulunda Selman Çelik, Emre Turan,    Hakan Vurgun, Ahmet Saka, Ufuk Erbay; disiplin kurulunda Arif Akcan, Muharrem Durmuş, Sevda Murat, Mehmet Kelleci ve Yunus Yeter görev aldı. Kongrede konuşma yapan Gökhan Akdağ, sorun üretmeyi değil, sorun çözmeyi hedefleyen bir sendikacılık tecrübesi ile yollarına devam edeceklerini belirterek, “Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın haklarını, daha da geliştirmeye, sahada ve masada her alanda onların yanında olmaya devam edeceğiz.

Ta ki bu ülke de sağlık çalışanlarının emeklerine “ucuz iş gücü” olarak değil, birer “insan” olarak kıymet verilene kadar” dedi. Akdağ, konuşmasına şöyle devam etti: “Elbette sivil toplum örgütlerinde seçimler demokrasilerin bir gereğidir.

Günde 96 ünite kan toplanarak rekora ulaşıldı Günde 96 ünite kan toplanarak rekora ulaşıldı

Geçmiş 4 yılımızın muhasebesini yapmanın yanı sıra, geleceğe dair hedeflerin belirlenmesi, ortak aklın etkinleştirilmesi ve sürekli güncellenen sorunlar karşısında sendikal duruşumuzun omurgasını oluşturacak önemli bir köşe taşıdır.

Zira sahada yalan yanlış bilgilerle ortalığı karıştırmak isteyenler sizler sayesinde umduklarını bulamadı. Sendikal faaliyetlerimizi gölgelemeye çalışanlar ancak bu büyük teşkilatın gölgesinde kaldılar. Memnuniyetle ifade etmeliyim ki bu durum doğru yolda olduğumuza işaret eden aynı zamanda da göğsümüzü kabartan büyük bir onurdur.”

Dünyada yaşanan gelişmelerle birlikte, klasik ücret sendikacılığına dayalı sendikacılık anlayışının yerini sosyal taleplerin yoğun olduğu hizmet sendikacılığına bıraktığını ifade eden Akdağ, “Bunu gerçekleştirebilmek için güçlü bir sendikaya ihtiyaç vardır.

Bu bilinçle Sağlık-Sen Bayburt Şubesi olarak; üye sayımızı her geçen gün artırıp, güçlü sendika hedefimize doğru yürümekteyiz. Bu başarı siz teşkilatımızın küçümsenemeyecek bir başarısıdır. Bu dönemde bizleri destekleyen ve yalnız bırakmayan teşkilatımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Sağlık-Sen Bayburt Şubesi olarak güçlü ve inanmış bir teşkilata sahibiz ve bununla onur duyuyoruz. Teşkilatımızdan aldığımız bu güçle ve sizlerin teveccühüyle, hiç durmadan, duraksamadan mücadelemize devam etmek arzusunu taşıyoruz. İşte bu gün bu arzunun bir kez daha omuzlarımıza yeni sorumluluklar yüklendiği müstesna bir gün olacaktır.

Geçtiğimiz süreçte sağlık çalışanlarının gündeminde yer alan gelişmelere objektif  bir gözle bakıldığında, gerek taleplerin çıtasının ne kadar yükseldiği, kazanımların ne kadar çeşitlendiği, gerekse beklentilerin geçmiş yıllara nazaran daha da büyük umutlular taşıdığı Sağlık-Sen’in mücadelesinin ne kadar etkili ve yerinde olduğunun bir göstergesidir. Geçmişte hayal dahi edilemeyen konular bu gün Sağlık-Sen’in gündeminde kazanılmış haklar olarak yer almaktadır” dedi.  “Yaparsa Sağlık-Sen yapar” sloganının içi boş bir slogan olmadığını, bunun herkes tarafından kabullenen bir gerçek olduğunu söyleyen Akdağ,  “Zira gerek ideolojik gerekse sendikal bakış açılarımızın farklı olduğu çevrelerce de dile getirilen bir durumdur. Kazanımlarımızın karşısında çoğunlukla takdir ifadelerini memnuniyetle müşahede ediyoruz.

Bir gün herkes iyi ki varsın Sağlık Sen diyecektir. Sağlık Sen’in sadece mensuplarının değil tüm sağlık çalışanlarının sorunlarına sahip çıkan büyük bir aile olduğu bütün çevrelerce takdir edilmektedir” şeklinde konuştu. Yeni kurulan sendikaları eleştiren Akdağ, “Göründüğü kadarıyla kişisel ihtiraslarla, yarım yamalak ikbal tatmini için atılan bu adımların başarıya ulaşma şansı bizce mümkün değildir. Ülke gerçeklerinden kopuk vaatlerle bir iki üye devşirerek yapılacak sendikacılık olsa olsa kaptı kaçtı sendikacılığıdır. Bizim yolumuzda ihtiras, fitne fesat, umut tacirliği ve kişisel gelecek kurtarma gündemi yoktur. Bizim davamızda bir olmak, dayanışmak, paylaşmak ve samimiyet vardır. Açıkça ifade etmeliyim ki bu sendikaların yapacağı bir tek şey vardır.

Oda Sağlık Sen’imizin yıllar boyu süren mücadeleleri ile elde edilen kazanımları sahiplenmek olacaktır. Bundan öteye gidecek ne gelecek tasavvurları nede sendikal tecrübeleri vardır. Şahsım olarak sormak isterim.

Temeli besmele ile atılan, hakkaniyet ve samimiyet ilkesi ile duvarları örülen, milli ve manevi değerlerle çatısı kapanan sendikal mücadelemiz ile bunların ne idüğü belirsiz, bir kaç kişinin şahsi menfaat arayışından ibaret olan adeta gecekondu sendikacılığını bir mi tutacağız. Bu teşkilatın elde ettiği birikimin zaten buna izin vermeyeceğine olan inancım sonsuzdur. Bunlar kaybetmeye mahkûmdur bu böyle bilinmelidir” diye konuştu.