BU ÜLKENİN VE BAKSI’NIN GELECEĞİ BU ÇOCUKLARDIR

Baksı Müzesi Kurcusu Prof.Dr. Hüsamettin Koçan, Baksı Müzesi’ndeki 1. Öğrenci Sanat yaptığı konuşmada Baksı Müzesi’nde yeniden bir merkez oluşturmaya çalıştıklarını belirterek, herkes batıya giderken insanlık değerlerini arkalarına alarak doğuya gitmek için uğraş verdiklerini, çocuk zenginliği ve üretkenliğinin iyi kullanıldığında bununla bölgeye ve dünyaya çok büyük hizmet edeceklerini, önümüzdeki yıllar içerisinde bir yetenek geliştirme akademisi kurmak istediklerini, çocuk yaratıcılığının Baksı’nın ve ülkenin geleceği olduğunu söyledi.

BU ÜLKENİN VE BAKSI’NIN GELECEĞİ BU ÇOCUKLARDIR
10 Haziran 2013 Pazartesi 14:12

 Baksı Müzesi’ndeki 1. Öğrenci Sanat Şenliği’nde Baksı Müzesi Kurcusu Prof.Dr. Hüsamettin Koçan;

"Bugün sabah kalktığımda oyun parkında çocukları gördüm. Doğrusunu isterseniz onları orda görünce moralim çok yükseldi. Çünkü onlar geleceğe sabırsızlıkla bakıyorlar. Onlar bir şeyin etrafında toparlanıyorsa o şeyin bir geleceği var anlamına geliyor. Onlar Çünkü onlar çok objektif ve duyarlılar.

          Bizim bu Baksı projemiz zaten bir macera, cazibesi de macera olmaktan kaynaklanıyor. Merkezi bir yerde değil uzak bir yerdeyiz. Herkes buradan batıya doğru giderken biz burada yeniden bir merkez oluşturmaya çalışıyoruz. Biraz modernizmle biraz sosyal erozyonla problemimiz var. Biraz unutulan geleneklerle ilgili sorunumuz var. Biraz gurbete giden insanların öyküleriyle ilgili sorunlarımız var. Biraz entelektüel sorunlarımız, yaşama gitme sorunlarımız var. Bütün bunları yan yana koyunca biz kendi irrasyonel projemizle rasyonel bir zemin yapmaya çalışıyoruz; ama bizim projemiz cazibesi irrasyonalite den kaynaklanıyor. Özgünlüğü de oradan kaynaklanıyor. Yani herkesin aksine tersine bir akım oluşturuyoruz. Batıya giderken biz biraz daha doğuya gitmeye çalışıyoruz ama arkamıza insanlık değerlerini alarak gidişi yapmaya çalışıyoruz. O açıdan bizim projemiz uzun bir süre daha irasyonalitesini korumak zorunda, koruduğu sürede cazibesi olacak diye düşünüyorum.

             Projelerimizden bir tanesi de doğrusunu isterseniz bu çocuk şenliğidir. Cazibesi şu, eğer biz bu bölgede özel olarak görsel sanatlara ve tasarıma yetenekli olan çocuklarımıza eğitim imkânı verebilirsek bu bölge ulusal ve uluslar arası kültüre katkıda bulunabilir. Ve bu projenin uygulama aşamasında bir şeyi gördüm. Bu çocukların bana telkin ettikleri duygu olağanüstü zenginleştiriciydi. Azimli, zeki ve yaratıcı. Söyleneni anında kavrayıp onu eyleme dönüştürebilecek kadar seri ve pratik düşünebiliyorlar. Bu açıdan bizim bu projenin geleceğinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bence Bayburt elinde olağanüstü bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum bu zenginliği iyi yönlendirebilirsek bu bölgeye, dünyaya çok büyük hizmet etmiş oluruz.

          Projemizi ilk olarak Sayın Valimize açıkladık kendileri bizi desteklediler. Projemizin organizasyonunu bizim sevgili hemşerimiz Sayın Kürşat Okutmuş üstlendi. Bütün ilişkileri kendileri organize ettiler. Bize yaklaşık bin resim geldi. Jürimiz bu bin resmi 150’ye düşürdü. 150 resim içerisinden de 30 resim seçtik ve bu 30 öğrenciyi 1 hafta boyunca atölyelerde çalışmaya tabi tuttuk. Bugün burada 30 öğrencimizden 15 yetenekli öğrencimize 1 yıl boyunca devam edecek burs verecek. Eğer bizim öğrencilerimiz bu yeteneklerini geliştirici adımlar atarlarsa biz üniversite sonuna kadar burs vereceğiz. Üstelik önümüzdeki yılda biz 15 öğrencimize burs vereceğiz. Bunun içinde önümüzdeki yıllar içerisinde bir yetenek geliştirme akademisi kuracağız. Vakfın ilk toplantısında bu konuyu ele alacağız. Onun için bu projemiz geleceği olan bir şeyin ilk adımıdır.

       Projede bazı okulların çok önemli sonuçlar aldığını düşündük. Onlardan bir tanesi Korkut Ata Anadolu Lisesi bir diğeri de Hayırseverler İmam Hatip Okulu. Bunun sebebinin aslında o okulu yöneten yöneticilerle ve öğretmenleri ile bir ilişkisi var. O açıdan ben özellikle bu iki okulumuzun hem yönetici hem de öğretmenlerine teşekkür etmek istiyorum. Hayırseverler İmam Hatip okulunun öğretmeni 8 ay önce gelmiş ama büyük bir coşkuyla bu projeye hazırlanmışlar. Bunu yaygınlaştırabiliriz ve bizim buradaki yetenek alanını daha da genişletebiliriz.   Sayın Valimiz bunu desteklerlerse çok mutlu oluruz.

           Bize bu projemizde destekleyen Sayın Belediye Başkanımız doğrusunu isterseniz biz ne istersek onları sağlıyor. Kendilerinin katkıları çok değerlidir, çok teşekkür ediyorum. Ticaret Odamız destek verdi. Diğer ilçe belediyeleri de işbirliğine yakın davrandı ama burada yok. Davetiye geleneğimiz yok ona bağlıyorum bunu. Belediyelerimizin iyi niyetini biliyorum. Gelecekte hem Aydıntepe hem de Demirözü belediyeleriyle daha yakın ilişki kuracağız. Sayın rektörümüz bizim buraya gelen ilk Rektörümüz. Umut ediyorum ki gelecekte hem Baksı Müzesi ile hem de bu proje ile ortak adımlar atacağız. Daha tutarlı ve kurumsal adımlar atacağız. Benim bir köylüm var, Kamil Aktaş buradalar. Projede 5 öğrencinin bursunu karşılıyor. Diğer 5 tanesinin Özlem Süer bursunu veriyor. 5 tanesi de bizim vâkıfa kaldı. Bundan sonra gelecek senenin burslarını planlayacağız. Bayburt Gazeteciler Cemiyeti ile her zaman ilişkilerimiz oldu. Biz doğru dürüst bir organize olamadık. Yerel organizasyonumuz hiçbir zaman iyi olmadı. Kürşat beyle birlikte bunu aşabiliriz diye düşünüyorum. Ama onlar hep bizim yanımızda oldular. Bugün de yanımızdalar. BEKDER her zaman bizimle dayanışma içerisinde oldu. Her zaman kendilerinden rahatlıkla taleplerde bulunduk. Bizim Kadınlar derneğimiz yine yanımızdalar. Bugün ketelerimizi yaptılar. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Teşekkür listem uzayabilir ama asıl teşekkür etmek istediğim ise çocuklarımızdır. Bu ülkenin geleceği de onlardır. Baksı Müzesi’nin sahipleri de onlardır. Onların sevinçlerinden çok büyük mutluluk duyuyorum ve umutlanıyorum. Onun için onlara çok teşekkür ediyorum."

           Şenlik, atölye çalışmalarına katılan öğrencilere Vali İpek,  Başkan Polat, Rektör Coşkun ve Prof.Dr. Hüsamettin Koçan tarafından sertifika ve katılım belgelerinin verilmesi, halk oyunları gösterileri, herfene ve renkli etkinliklerle sona erdi.

             Bayburt Valisi Hasan İpek, Baksı Müzesi’ndeki 1. Öğrenci Sanat Şenliği’nde bir konuşma yaptı. Vali İpek, 1. Öğrenci Sanat Şenliği ile Bayburt’un sanattaki yerini Türkiye’ye anlatmak istediklerini belirterek Baksı Müzesi’nin kuruluşu hem de sanat anlamında Bayburt’un ön plana çıkarılması için yaptıkları projelerden dolayı Baksı Müzesi Kurucusu Hüsamettin Koçan ve eşi Oya Koçan’a teşekkür etti.

             Baksı Müzesi’ndeki 1. Öğrenci Sanat Şenliği’nde Bayburt Valisi Hasan İpek: Bugün Bayburt’un sanattaki yerini Türkiye’ye anlatmak istiyoruz.  Bunu hem kendimize Bayburtlulara kabul ettirmek istiyoruz, biz sanatta varız demek istiyoruz; hem de Türkiye’ye bunu göstermek istiyoruz. Karadeniz’in bu yüksek yaylasında böyle bir müzenin olması bunun bir göstergesiydi. İçindeki eserler bunun bir göstergesiydi. Bugün bizim çocuklarımız bunları en iyi yapar diyerek biz bunları hem kendimize hem de tüm Türkiye’ye göstermek istiyoruz.  Bugün yapılan bu şenliğin bu yarışmanın amacı budur.

           Daha önce bir televizyon kanalı tarafından yaşanabilir iller açısından bir anket yapılmıştı. Kültür ve sanatta Bayburt 8. Çıkınca herkes şöyle bir kendi kendine düşündü. Çünkü sanat anlamında çok olumsuz bir espri var biliyorsunuz. ‘Bayburt, Bayburt olalı böyle bir eziyet görmedi’ diye. Ama tarafsız bir televizyon tarafından yapılan ankette Türkiye kültür ve sanat anlamında Türkiye 8.si çıktı. Türkiye’nin nüfus olarak en küçük ili olmasına rağmen bu yüksekliğe çıktı.

Ben şunu da burada belirtmek istiyorum. Bu yıl yapılan üniversite sınavlarında Türkiye 20.si olduk Bayburt olarak. Geçen yıl 40 küsürüncü idik. Çok büyük bir kademe atladık. İstanbul’un 23. Olduğu sınavda Bayburt olarak biz 20.olduk.  Bu eğitim ve öğretimdeki kalitenin, kalite artışının göstergesidir. Bayburtlular artık çocuklarımızın tahsili için İstanbul’a göçüyoruz diye bahane uyduramayacak. Çünkü Bayburt’un eğitimi İstanbul’dan daha iyi. Bayburt’taki yaşam şartları gerçekten Türkiye’nin bir çok yerinden daha iyi. Bu duruma uluslararası ve entelektüel katkıyı ise Baksı Müzesi sağlıyor.

              Hüsamettin Koçan hocam ve muhterem eşleri gerçekten büyük bir fedakârlık örneğiyle. Onlar bunları bir idealizm ve bir mutluluk vesilesi olarak yapıyorlar. Büyük bir fedakârlıkla Bayburt’un sanat anlamında ve bunu Türkiye ve dünyaya tanıtımı anlamında çok şeyler yapıyorlar. Her şeyi kendiniz yapamazsınız. Ama ciddi organizasyonlar yapabilirsiniz. Kendileri gerçekten ciddi organizasyonlar yaparak Türkiye’deki bu konuya ilgi duyan herkesin ilgisini buraya çekerek Bayburt’a çok büyük bir katma değer sağlıyorlar. Ben kendilerine hem Baksı Müzesi’nin kuruluşu hem de sanat anlamında Bayburt’un ön plana çıkarılması için yaptıkları bu projeler için Bayburt Valisi olarak teşekkür ediyorum. Kendilerini kutluyorum.  Türkiye’nin dört bir yanındaki ve Bayburt’taki insanları buraya topladılar. Tekrar hepinize hoş geldiniz diyorum. Bu kültür ve sanat şenliğimizin Bayburt’un sanata katkısı anlamında birçok katkılar sunmasını temenni ediyor hepinizi saygıyla selamlıyorum. "

             Bayburt Belediye Başkanı Hacı Polat Baksı Müzesi’nde düzenlenen 1. Öğrenci Sanat Şenliği’nde konuştu. Başkan Polat, konuşmasında Baksı Müzesi’nin üretime geçtiğini, 1. Öğrenci Sanat Şenliği’nin kültürde ve sanatta beşeri sermayenin güçlendirilmesi adına önemli olduğunu, modernizme karşın doğa ile iç içe olmanın çocuk üretkenliğini ve yaratıcılığını artırdığını 1. Öğrenci Sanat Şenliği’nin Bayburt’un geleceği açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Bayburt Belediye Başkanı Hacı Polat  "Baksı Müzesini tarif etme dönemi artık geçti. Artık kendisini kabul ettirdi. Niye başladığı belli. Merkezileşen dünyada merkeze itiraz ettik. Baskı Müzesi artık üretime geçti. Bu Bayburt adına Bayburt’un adına gerçekten çok önemli. Bu konuda Hüsamettin hocam ve eşi Oya hanıma teşekkür ediyoruz. Özellikle Haziran ayında başlayıp da bugün son noktasını koyacağımız şenlik çok önemli. Bayburt’ta beşeri sermayeye yatırım yapmak gerçekten hepimizin önemsemesi gereken bir durum. Biz de bireysel başarıyı yakalamak imkan dahilinde. Kolektif olarak bir şeyler yapamıyoruz ama bireysel başarıya, beşeri sermayeye yatırım yaptığımız zaman olumlu sonuçlar almamız gerçekten her zaman mümkün.

             Geçen haftalarda bir öykü yarışması yapıldı. Bayburt’tan gönderilen öyküleri değerlendiren Erciyes Üniversitesi Profesörü ‘ Gerçekten bu öyküleri Bayburt’taki bu çocuklar mı yazdı, yoksa bunların hocaları mı yazdı’ demiş. Kendisi Bayburt’a geldi ve gördü ki Bayburt’ta bu potansiyel var. Ferdi sporlarda boksta, halterde ciddi manda başarılarımız var.  Kültürde, sanatta bu beşeri sermayenin güçlendirilmesi adına bu organizasyon gerçekten çok önemli. Kürşat Bey’e gerçekten çok teşekkür ediyorum. Şu önemli. Çocuklarımızı okula gönderdiğimiz zaman oyun oynuyorlar. Bakıyoruz yapmacık, hep modernizmin oyuncakları ile oynuyorlar. Arabalarla, el hamuruyla, oyun hamuruyla oynuyorlar. Oysa 50 yaşın üzerindeki insanlar bu topraklarda topraktan ürettikleri ile oyun oynadılar. Ağaçtan ürettikleri ile oyun oynadılar. Bu çocuk psikolojisinde bir üretkenliği doğurdu aynı zamanda. Yaratıcılığı doğurdu. Ne zaman modernizimin ürettiği oyuncaklar ile oynadık çocuk üretkenliğini kaybetti. Doğa ile baş başa bıraktığımız çocuğun üretkenliği arttığı zaman hem daha mutlu olacak hem de zeka gelişimine daha büyük katkı sağlamış olacağız.

            Filozofun söylediği gibi bir yıl sonrasını düşünen insanlar tohum eksinler, 10 yıl sonrasını düşünenler fidan diksinler, 100 yıl sonrasını düşünen insanlar insan yetiştirsinler. Eğitime önem versinler. Bu açıdan bu organizasyon çok önemli. Katkı sunan herkese ben teşekkür ediyorum. Uzaktan yakından gelen herkese ben hoş geldin diyorum.  Organizasyonlardan amaç bu coğrafyada insanı mutlu etmekse bu topraklar bu coğrafya, bu hava, bu iklim insanı mutlu eder. Modernizme, çağdaşlığa rağmen bu yolun bittiği nokta insanı mutlu eden noktadır. Ben bunun Bayburt’un geleceğine önemli katkılar yapacağına inanıyorum. "

             Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ile Vali Hasan İpek de, müze kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan ve eşi Oya Koçan’a, kenti sanat alanında da ön plana çıkardıkları için teşekkür etti. Daha sonra Vali İpek’e, Başkan Polat, Rektör Coşkun ve öğrencilere katılım belgesi verildi.

           Halk oyunları gösterileri yapıldı, müzik eşliğindeki eğlencelerin ardından yapılan halat çekme yarışması ile şenlik son buldu







İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.