Tahrif Tarih Gayretleri,


13 Şubat 2012, 12:35

Dostlarım sizinle dağlarda, ovalarda, yurdumuzun namütenahi yerlerinde yazılı "Ne Mutlu Türküm Diyene" ve "Türküm, Doğruyum, Çalışkanım" diye sürüp giden "Andımız" gibi bizi biz eden,  adeta artık değerlerimizin bir hülasası saydığımız;  esasen de dışarıdan dizayn, organize ve içeriden bir takım milli bakiye şuursuzluğu içinde sözde siyaset yapmaya namzet siyasetin,  Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in Türk Gençliğine nasihatı Ey Türk Gençliği! diye başlayan "Gençliğe Hitabe" sinin dahi kaldırılmak istenmesi ve bu yapılanlara "bunlar ayet mi ki?" diye başlayan garip, komik ve ilginç savunma argümanlarının gündemde olduğu şu günlerde, asabiye (ırkçılık) oluyor zannı ile aziz milletimizin adeta  sinesine doğru bir sinsi hançer saplanmak maksadına somut bir örnek olan; ecdadımızın dişiyle, tırnağıyla, kazma ve kürekle kazandığı dünyada daha bir eşi yaşanmamış  tarihi zaferin nasıl gölgelendiği, mazlum milletlere örnek olan "MİLLİ KURTULUŞ SAVAŞIMIZIN" evlatlarımıza okutulan ders kitaplarında nasıl tahrif edildiği hususunda bir münakaşa açmak niyetindeyim..

Malumunuz Mudanya Ateşkesi, Türk Ordularının kazandığı "Büyük Zafer"in sonucunda, ileride yapılacak barış antlaşmasının Türkiye lehine gelişmesini etkileyecek bir başarı idi. Mondros ile Osmanlı İmparatorluğu tarihe karışırken, Mudanya ile yeni, diri bir Türk Devleti doğuyordu. İtilaf Devletleri'ne Türk isteklerini kabul ettiren Türk politikasının "Hakkımızı istiyoruz, siz vermek istemezseniz biz alacağız." anlamındaki sert ve kararlı tutumu oldu. Bu ateşkes ile Türkiye savaş yapmaksızın bütün Trakya ve Edirneyi alıyordu.

Bu tarihe kadar T.B.M.M. Hükumetini resmen tanımamış olan İngiltere, artık Türkiye'nin siyasi varlığını da kabul ediyordu. M. Kemal Kurtuluş Savaşında çok akıllı bir politika izleyerek, İngiltere'yi askeri alanda yalnız bırakmıştı. Şimdi ateşkes masasında da yalnız bırakıyordu. Yalnız başına kalan İngiltere, Türkiye'ye savaş açmak sorumluluğunu ve cesaretini tek başına yüklenemedi.  Çünkü Çanakkale tecrübesi vardı..?

Üstelik Yunan Ordusunun hemen bütün silah, cephane ve malzemesi de Türk Ordusunun eline geçmiş bulunuyordu.

Tarihi hakikat ve hal böyle iken, Türk Milletinin Mudanya Anlaşması ile ilgili olarak yukarıda arzettiğim; "Hakkımızı istiyoruz, siz vermek istemezseniz biz alacağız." anlamındaki sert ve kararlı tutumunu  evlatlarımızı teslim ettiğimiz,  el'an  iktidar olan Cumhuriyeti Hükumetinin Milli Eğitim Bakanlığınca bastırılan ve okullarda çocuklarımıza okutulan T.C. İnkilap Tarihi ve Atatürkçülük İlköğretim 8. sınıf ders kitabında bakın nasıl anlatılıyor..

"Batı Anadolu'nun kurtarılmasından sonra sıra Doğu Trakya , İstanbul ve Boğazlara gelmişti. Türk Ordusunun Çanakkale ve İstanbul üzerine yürümesi üzerine İtilaf Devletleri telaşa kapılmışlardı. İngiltere'nin amacı Boğazlar ve İstanbul ile Doğu Trakyayı Türklere vermemekti. Ancak Fransa ve İtalya'nın İngiltereyi yalnız bırakması ve İngiltere KAMUOYUNDA TÜRK KURTULUŞ SAVAŞINI HAKLI BULAN BİR GÖRÜŞÜN ortaya çıkarması nedeniyle İngilizler, Mustafa Kemal Paşanın Doğu Trakya'ya ilişkin talebini olumlu karşıladılar.." diye devam ediyor.. Evet aynen böyle yazıyor, inanmayan bu kitabı temin eder bakar..

Velhasıl dostlarım; mufassal (ayrıntı) olarak sizinde fark ettiğiniz gibi, yaşanılan ve kazanılan zafer, tarihe mal olmuş hakikatler MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞIMIZCA yazdırılan kitapların satır aralarında İĞFAL edilmekte; İngiliz Kamuoyunun şefaati ile dingilizler affedersiniz İngilizlere atıf; Türk Milletinin "Hakkımızı istiyoruz, siz vermek istemezseniz biz alacağız." kararlılığı ve Mustafa Kemal'in amansız, üstün siyasi ve savaş taktik/kabiliyetleri sanki törpülenmek, ötelenerek, görmezden gelerek, çocuklarımıza bir: "ingiliz hayırhahlığı ve şefaatkârlığı" enjekte edilmektedir...

Bu kitapta yazılı paragırafı bir tarih şuuru ile yetiştirmeye gayret ettiğim ilköğretim 8. sınıfa devam eden kızımın dikkati sayesinde tespit ile kitapda yazılı "yüklemsiz tümceleri" (....)  her tarih şuuru almış kişinin hemen anlayacağı "gizli/açık" sinsiliği sizlerle paylaşmayı ve lüzum üzerine tartışmayı yeğledim dostlarım..

Saygı ve sevgi sunuyorum..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Alper Yazoğlu - 9 yıl önce
eline,yüreğine sağlık.konu hakkındaki duyarlı yaklaşımın için çok teşekkür ederim sevgili hemşehrim...
Avatar
Faruk Nafiz Kılıçalan - 9 yıl önce @Alper Yazoğlu
sevgili alper ağabeyim, başkanım saygılarımı sunuyorum..