MHP Bayburt İl Başkanı Suat Karapınar, globalleşen dünyanın birçok sinsi atmosferinde milleti millet yapan değerlerin kurban edilmesini tüm güçleri ile savunanların, Türk milliyetçilerinin iman ve azmi karşısında tutunamayacaklarını ifade etti.

Karapınar, ''3 Mayıs Türkçülük Bayramı'' dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, milliyetçiliğin, tüm dünya milletleri arasında geçen mücadelede, sosyal yapıdaki en büyük silah ve güç olma özelliğini korurken Türk milliyetçilerinin bu duruşu ile 3 Mayıs 1944 günü resmi devlet yetkilileri tarafından her türlü işkence ve zulümle yargılandıklarını öne sürdü.

Kendi vatanında, milletine olan bağlılığı en açık ve berrak şekilde ifade eden insanların maalesef bu sevgisinin bedelini en ağır şekilde ödediklerini savunan Karapınar, şöyle devam etti:

''Fakat Türk milletini emperyalizmin her çeşidinden korumak için varlıklarını her yönü ile ortaya sunan Türkçülerin verdikleri mücadele, bugün net bir şekilde anlaşılmaktadır. Dün Türkçüleri, Türk milliyetçilerini en ağır şekilde eleştirenler, şimdilerde ise onlara hak vermenin mecburiyetini yaşamaktadırlar. 3 Mayıs 1944, Türk milliyetçiliği hareketinin kendini aksiyon ve muhteva olarak ortaya koyduğu dönüm noktasıdır. Dönemin iktidar sürecini elinde tutanların gayr-ı milli unsurlara kendi eliyle hayat hakkı tanıması karşısında, Türk milletine kara sevdalı Türkçüler tarafından haykırışın en sert ve anlamlı günüdür. 3 Mayıs, Türk milliyetçilerine en acımasızlığı yaşatanların karşısında 'çileler bizim rütbemizdir' diyerek her türlü olumsuzluk ve zorluk karşısında Türk milletine en derin sevginin tüm dünyaya ilan edildiği gündür. 3 Mayıs, Türk'ün değer yargılarını, bizi biz yapan değerleri savunanları hapislere, tabutluklara hapsederek, beyinlerinin körleştiğini ispat edenlerin, Türk milliyetçileri tarafından tescillendiği gündür. 3 Mayıs, Atatürk'ün ölümünden sonra, onun Türk milliyetçiliği ölçüsünde geliştirdiği devlet politikasına dinamit koymak isteyenlerin, dinamitlerinin elinde patlatıldığı gündür.''

Karapınar, 3 Mayıs Türkçülük Bayramı'nın anlam ve öneminde yatan tüm gerçekleri yürek ve beyinlerine kodlayarak ülküleriyle Türk milleti için var olacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

''Globalleşen dünyanın birçok sinsi atmosferinde milleti millet yapan değerlerin kurban edilmesini tüm güçleri ile savunanlar, Türk milliyetçilerinin iman ve azmi karşısında tutunamayacaklardır. Türk milliyetçileri çıktıkları hiçbir yoldan geri dönmemişlerdir. Ufkun genişliğinde verdikleri mücadelede, şartların en ağır yönünü yaşasalar bile zafer her daim bizlerin olmuştur. Bu duygu ve düşüncelerle, Türklük bayrağını her türlü fırtınaya karşı dalgalandırmayı kendilerine hayat felsefesi edinmiş ülkü devleri, başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız, Orhan Şaik Gökyay, Necdet Sançar, Fethi Tevetoğlu, Zeki Velidi Togan, Muzaffer Eriş, İsmet Tümtürk ve daha birçok Türk milliyetçisini rahmet ve minnetle anıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, Türk milletinin geleceğe damga vurması gayreti, azmi ve kararlılığıyla Milliyetçiler Günü'nü idrak etmenin gururu içerisindeyiz. Milliyetçiler Günü'nün devletimize ve milletimize hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.''