Bayburt’un kalkınmasının tarım ve hayvancılık alanındaki yatırımlarla bağlı olduğuna inanan ve bu alanda yatırım yapan ve yatırımcıları destekleyen ve eğiten, Bayburt’umuzun öncü sivil toplum kuruluşlarından BAYSİAD (Bayburt yönetici sanayici ve işadamları derneği)somut bir projeyi destekleyerek Bayburt’ta 2500 koyunun kazandırılmasına öncülük yaptı.

         2008 yılından itibaren Bayburt’ta (özellikle dede korkut şenliklerinde )yaptığı etkinliklerle hayvancılığı destekleyerek bu kapsamda süt sığırcılığı, koyun yetiştiriciliği ve kooperatifleşme, DAP (Doğu Anadolu kalkınma projesi uygulaması)gibi hayvancılığın gelişmesi konusunda bir çok etkinliği gerçekleştiren BAYSİAD başkanı Salim ARSLANHAN bu sempozyumların sonuçlarını ve Bayburt’a son günlerde bizi de heyecanlandıran Bayburt’a kazandırılan 2590 koyunun hangi süreçlerden geçerek bu aşamaya geldiğini sorduk.

        BAYSİAD başkanı sayın Salim ARSLANHAN tarafımıza aşağıdaki değerlendirmelerde bulunmuştur;

         Bizler BAYSİAD olarak seçildiğimiz günden beri ben ve yönetim kurulu üyesi olan arkadaşlarımın ilimizin ekonomik ve sosyal yöndeki kalkınması için ne yapacağımız konusunda düşünüyor, araştırıyor ve proje üretiyoruz. Öncelik Bayburt’a ne yapılabilir sorusunun cevabını aradık. Rüzgar enerjisinden, güneş enerjisine, madencilikten havyacılığa kadar bir çok konuda araştırma yaptık.Konunun uzmanlarıyla görüştük.Yapılan bu araştırmalar sonucunda şunu gördük ki, Bayburt’un kalkınmasın kırsal kesimde (köylerde)başlatılması lazım.Buralarda da yapılacak iş tarım ve hayvancılıktan başka bir şey değildi.

        2008 Yılında Bayburt valiliği ve Bayburt belediye başkanlığının daveti ile Bayburt ta  geldik.bu davetle dede korkut şenliklerinde aktif olarak rol almamız ve bir günü etkinliklerle doldurmamız isteniyordu.Ben ve yönetim kurulu arkadaşlarımızla davetten çok memnun olduk ve ne yapacağımıza karar verdik Zira ilimizde hayvancılığın gelişmesini ve yatırım yapılarak somut sonuçların alınması gerekiyordu.

       2008 yılında yapılan sempozyumun konusu süt sığırcılığı idi.BAYSİAD olarak 2004 yılında bizden önceki arkadaşlarımızla taksim Atatürk merkezinde yaptıkları sempozyumda bu konunun üzerinde durmuşlardı.süt sığırcılığı konusunda bizim belli bir bilgi birikimi ve tecrübemizle alınmıştı.bilindiği üzere 2006 yılında tarafımızca sancak tepe köyünde kardelen süt sığırcılığı işletmesini kurucusu olup halen 1200 civarında hayvanla ve günlük 10 ton süt üretimiyle faaliyetine devam etmektedir.Sempozyum yapıldı, konusunda uzmanlar getirildi ve bugün itibariyle Bayburt ta 10 a yakın süt sığırcılığı işletmesi kurulumuz yada kuruluş amaçlarımızdandır.

       Derneğimiz Bayburt’a 2009 yılında da davet edildi.Yönetim kurulumuzca yapılan araştırmalar sonucunda Bayburt un coğrafi yapısını ve bitki örtüsünün koyun yetiştiriciliğine daha uygun olduğu kararına varıldı.Hemen harekete geçilerek tarım ve köy işleri bakanlığına gidilerek yetkilerle görüşüldü.Görüşmelerimizden hareketle ilgili genel müdürlüğün genel müdürünün Bayburt ta hiç koyunculuk projesinin gelmediğini öğrendik Eğer böyle bir proje gelirse de destekleyeceğini sözünü kendisinden aldık.Ayrıca sempozyumda konuyu anlatacak uzmanlar istedik.Kendileri de bu konuda gerekli görevlendirmeleri yaptılar.

 

         Hayvancılık konumunda Bayburt ta yaptığımız bu etkinliklere tarım ve köy işleri bakanlığından istediğimiz her zaman destek aldık Bizler kendilerini buradan sevgiyle saygıyla anıyor ve Bayburt adına katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

        Bayburt’ta yaptığımız etkinlileri yakından izleyen bir köy vardı.Öyle ki sempozyumlar da soru soruyor, not tutuyor ve sempozyuma ilgilerini her vesile ile gösteriyorlardı.Bu durum bizimde ilgimizi çekmişti.Zira yapacağımız bir projede ilgi, bilgi ve birazda sabır gerekiyordu.Malum bizim devletle işlerimizde bürokratik işlemler süreci uzatılabiliyor bu aşamada işi sabırla ve kurallara uyarak kovalamak gerekiyor.

      Erik dibi köylüleriyle görüşülerek tarım bakanlığının bugünde yürürlükte olan ve adına (50*50) denen 50 haneye 50’ şer koyun projesi uygulanması için bir kooperatif kurduruldu. Tarım il müdürlüğü ile yönetim kurulumuz erik dibi köyüne giderek yol haritası çizildi ve işe başlandı. Ahırlarda ne gibi değişiklikler yapılacağından tutun koyunların ihale sürecine kadar yapılacaklar sıralandı süreç başlayarak devam ettirildi. Sürecin devamında tahmin ettiğimiz üzere birçok engellerle karşılaşıldı. Bu engellerin aşılması Bayburt tarım il müdürlüğünün yetkililerinin insiyatif almaları ve yol göstermeleri ni takdirle karşılıyoruz.

      Ankara da ki işlemlerde ise derneğimizin üyelerinden (Salih zeki yıldız) vasıtasıyla büyük katkıları olmuştur. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz

       Bu proje sivil toplum kuruluşunun devlet, vatandaş iş birliği ve dayanışması ile gerçekleştirilmiştir. Uzun ve yorucu bir süreçten sonra mutlu sona ulaşmak gerçekten yorgunluğumuzu unutturdu. Emeği gecen herkese şahsım, yönetim kurulum ve Bayburt adına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

       Bizde başkanımıza ve yönetim kurulumuza bu çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor ve başarılarının devamını dilerken sormadan edemiyoruz;

 

       Başkanım önümüzdeki dönem için Bayburt için düşünceleriniz ve projeleriniz nelerdir?

 

    Yukarıdaki çalışmalarımızı bahsederken 2010 yılını atladık galiba.2010 yılında yine tarım ve hayvancılı konumunda hükümetimizin ülkemizin doğusunda hayvancılığı geliştirmek için uyguladığı kısa adı DAP olan (Doğu Anadolu kalkındırma projesi) konusunda sempozyum yaptık.Bu projelerde Bayburt ta 2010 yılında üç, 2011 yılında bir projeyi Bayburt başarıyla uyguladı ve hali hazırda bun projelerden yapılan 3 işletme üretim yapmaktadır.Bayburt için bundan sonra ne yapacağımıza gelince;

        Bizler artık işin zor kısmını aşmak üzereyiz. süt ve eti bir hammadde olarak düşünürsek bunların işleneceği ve katma değeri Bayburt ta oluşturulacak bir süt birde et fabrikasına ihtiyacı var.Bu konuda üyelerimizden ilgi duyanlarla gerekli fizibilite çalışmaları yapılmaktadır.Bugün Bayburt ta yem bitkileri (özellikle silajlık mısır)üretimi konusunda belli bir mesafe kat edildi.Ancak on iki ay düzenli sür üretimi bir fabrikayı çalıştıracak düzeye halen ulaşmadı.Şu anda Bayburt ta on iki ay düzenli süt üretimi yazın artış gösterse de ortalama 25 ton civarında oysaki bir süt fabrikasının çalışabilmesi için yaptığımız hesaplamalara göre bu üretim miktarının 80 ton civarında olması gerekiyor.Bunun içinde süt veren ırkların teşvik edilmesi ve hayvan ırkının değişimi gerekiyor artık.Bayburt ta bu değişimi sağlayacak kardelen süt sığırcılığı işletmemiz var ve biz artık Bayburt un köylerine damızlık gebe düve satmaya başladık.Alanlar memnun olumlu tepkiler alıyoruz.

      Bizde Bayburt gündem gazetesi olarak bu çalışmalarınızı hemşerilerinizle paylaşacağımızı bildiriyor dualarınızı ve desteğinizi hiç eksik olmayacağını sizlere iletiyor çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.