Rektör Prof. Dr. Mollamahmutoğlu, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonundaki toplantının açılış konuşmasında, Türkiye'de üniversitelerin ne yazık ki bilim öncülüğü rolünü başaramadıklarını savundu. Bunun çeşitli nedenleri olabileceğini dile getiren Mollamahmutoğlu, şunları söyledi:
"Ancak ben sadece üniversitelerin misyon ve vizyon eksikliklerinden kaynaklanan birkaç yönüne değineceğim. Ne yazık ki Türkiye'deki üniversiteler toplumsal sorunlara ve gelişmelere duyarsız kalmıştır. Tamamen kopuk bir şekilde fonksiyonlarını sürdürmüşlerdir. Bu nedenle de ortaçağ üniversiteleri anlayışından kurtulmuş değillerdir.
Bir başka yönü de özellikle araştırma ve geliştirme kültürünün gelişmemiş olmasıdır. Yapılan deneysel çalışmaların merakın ötesine çıkamaması, daha da vahimi mastır, doktora çalışmaları ve yayınlar, makaleler gibi sadece akademik terfilerin gerektirdiği ölçüde bırakılması ve sürdürülmesi olmuştur. Bu nedenle de bazı alanlarda endüstrinin oldukça gerisinde kalmış ve birçok endüstri kuruluşu da ihtiyacını kendi kurduğu Ar-Ge'lerle sürdürmeye çalışmıştır. Şimdi son dönemlerde önemli bir atılım başlamıştır. Gecikmiş olsak da bu kapatılamayacak mesafe değil. O nedenle ben yeni kurulmuş üniversitelerin, özellikle üçüncü nesil konseptiyle kurulan üniversiteler diye tanımladığım bu üniversitelerin bu bakımdan önemli bir şansı ve fırsatı vardır. Bu toplantı da bu amaçla sürdürülmektedir."
-TÜBİTAK'ın destekleri-
Araştırma Destekleme Başkanlığı (ARDEB) Başkan Vekili Doç. Dr. M. Necati Demir ise TÜBİTAK'ın geri ödemesiz olarak akademik araştırma destekleri verdiğini, Türk araştırmacılarının uluslararası akademik destek mekanizmalarında yer almalarına yönelik koordinasyonu sağladığını, eğitimler düzenleyip, bilim insanlarına lisans ve lisans sonrası burs ve toplantı desteği sağladığını vurguladı.
TÜBİTAK Akademik Araştırma Destek Programları kapsamında yalnızca 2005-2010 yılları arasında toplam 28 bin 379 projenin önerildiğini ve 7 bin 488 projenin desteklendiğini dile getiren Demir, şöyle devam etti:
"Desteklenen projelerin toplam destek bütçesi ise 2010 sabit fiyatlarıyla yaklaşık olarak 2 milyar liradır. Ayrıca, ülkemizdeki bilim ve teknoloji alanında çalışan insan kaynaklarının saptanması amacıyla tasarlanan ve TÜBİTAK tarafından yürütülen Araştırmacı Bilgi Sistemine (ARBİS) kayıtlı kullanıcı sayısı Kasım 2011 itibariyle 71 bin 886'ya ulaşmış ve ARBİS'e kayıtlı öğretim üyesi sayısı tüm öğretim üyelerinin yüzde 70'ini kapsar hale gelmiştir.
TÜBİTAK bilim insanı destekleri kapsamında 2010 yılında desteklenen toplam kişi sayısı 2003 yılının 12 katına çıkarak 18 bin 841'e ulaştı. 2010 yılında bilim insanlarına verilen destek tutarı ise 61,55 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, bilim insanı destek programlarının sayısı 2005 yılında 2 iken, 2011 yılı itibarıyla 28'e ulaşmıştır. Uluslararası destek programları kapsamında ise Türk araştırmacıların yabancı meslektaşları ile ortak bilimsel projeler yürütebilmelerini sağlamak için 23 ülkeden 27 kuruluş ile ikili anlaşmalar imzalanmış, Kasım 2011 itibariyle 374 proje yürütülmektedir.
Uluslararası ikili programların yanı sıra çok taraflı işbirliği programları içerisinde en yüksek bütçeli programlardan biri olan Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programında 743 Türk kuruluşu ileri teknoloji projelerinde yer almakta, bu kuruluşların ülke içindeki harcamalarını fonlamak için Avrupa Komisyonu'ndan aldıkları destek miktarı 121,2 milyon avroya ulaşmıştır."
Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Yavuz, "nasıl başardım", Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığından uzman İlter Haliloğlu, "Uluslararası Bilimsel Destek Programları ve başarılı olmak için ipuçları", Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığından Uzman Burçin Alparslan "Bilim insanı destek programları ve başarılı olmak için ip uçları" konulu sunum yaptılar.
Toplantı, soru, cevap ve anket çalışmasıyla sona erdi.





